Kıbrıs Türklerinin Kritik Seçimi

11 Ekim 2020 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Seçimleri, adayların gerekli oy çoğunluğuna (%50+1) ulaşamaması nedeniyle ikinci tura kalmıştır. Seçimlerin ikinci turu ise 18 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşecektir. Dolayısıyla mevcut durumda KKTC’ye ilişkin en çok konuşulan konu, ikinci turda yarışın galibinin hangi aday olacağı sorusudur.

Seçimlerin ilk turunda ortaya çıkan sonuca göre, 2. tura kalan adaylar Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve KKTC Başbakanı Ersin Tatar ile mevcut KKTC Cumhurbaşkanı ve bağımsız aday Mustafa Akıncı’dır. Aldıkları oy bakımından aralarında büyük fark bulunmayan iki isim, Türkiye’ye olan yakınlıkları bağlamında ciddi farklılıklar göstermektedir.

KKTC’nin siyasi zemini incelendiğinde, iki ana akımın ortaya çıktığı görülmektedir. Bunlardan ilki, 2003 yılına kadar adadaki hâkim siyasi düşünceyi temsil eden ve Rauf Denktaş’ın etrafında birleşen Türk milliyetçileridir. Bu siyasi eğilimi destekleyen Kıbrıs Türkleri, kendilerini Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Diğer yaklaşımı ise “Kıbrıslılık” çizgisinde ilerleyen sol partiler teşkil etmektedir.

Mevcut durumda ikinci tura kalan adaylardan Tatar, Denktaşçı-Türkiyeci çizgiyi temsil etmektedir. Buna karşılık “Kıbrıslılık” formülünü savunan aday ise Akıncı’dır. Bu noktada belirtmek gerekir ki Türkiyeci çizgi, iki devletli çözüm formülüne yoğunlaşırken; tezlerini Kıbrıslılık üzerinden şekillendiren siyasi eğilim ise federasyon ve “Birleşik Kıbrıs” düşüncelerini savunmaktadır.

Anlaşılacağı üzere mevcut Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye’ye oldukça mesafeli yaklaşmaktadır.[1] Hatta Akıncı, Şubat 2020’de The Guardian gazetesine verdiği bir röportajda, Kıbrıs Adası’nın iki toplumlu federal bir toplum olarak birleşmesi gerektiğini; aksi takdirde Ada’nın kuzeyinin Ankara’ya bağımlı bir hale geleceğini ve sonuç olarak bir Türk şehri haline gelebilme olasılığının bulunduğunu belirtmiştir. Dahası Akıncı, mevzubahis olasılığı “risk” olarak tanımlamıştır.[2] Türkiye’nin haklı tepkisini çeken bu röportaj da açıkça göstermektedir ki; Akıncı, Rumlarla iyi geçinerek Avrupalı aktörlerin desteğini almanın peşindedir. Nitekim Akıncı’nın 11 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen seçimlerin ilk turundan sonra yaptığı şu açıklama da Türkiye karşıtı bir çizgide konumlandığını gözler önüne sermiştir:[3]

“Kendi kendini yönetmeye muktedir olan bu halk, kimi seçeceğine karar verme yeteneğine sahiptir. Kimi seçeceğine, kendi özgür iradesiyle, beyniyle, vicdanıyla, karar verecek olgunluktadır.”

Kısacası Akıncı, Kıbrıslılık ilkesini bir kez daha öne çıkarmaya çalışmıştır. Diğer taraftan Başbakan Tatar ise Türkiye ile daha yakın ilişkilerde bulunan bir devlet adamıdır. Türkiye ile ilişkileri derinleştirmeye özel önem atfeden Tatar’ın bu yaklaşımı, Ankara’nın da Tatar’a destek vermesini sağlamıştır. Zira Türkiye açısından KKTC, hem Kıbrıs Türklüğünün haklı davasının desteklenmesi bakımından hem Doğu Akdeniz jeopolitiğinde adanın artan öneminden hem de Suriye Krizi vesilesiyle anlaşıldığı üzere adanın Ortadoğu jeopolitiğinde etkili bir stratejik noktayı temsil etmesinden dolayı son derece önemlidir.

Nitekim seçimden önce gerçekleşen gelişmelere bakıldığında da Tatar’ın Türkiye’nin tezlerine uygun adımlar attığı görülmektedir. Örneğin 1974 yılından beri kapalı olan ve Cumhurbaşkanlığı seçiminden 3 gün önce Başbakan Tatar’ın kararıyla bir kısmı halka açılan Kapalı Maraş bölgesine ilişkin atılan adım, özü itibarıyla federasyon temelli müzakere fikrinin reddedilmesi anlamına gelmektedir. Bu hamle, Rum tarafına karşı müzakerelerde kullanılan önemli bir kozun elden çıkarılması anlamına gelmekte olup; Türkiye’nin temel tezi olan “iki devletli çözüm” formülünün Tatar tarafından net bir biçimde içselleştirildiğine işaret etmektedir. Neticede KKTC seçimlerinin ikinci turu, Türkiye’nin milli tezlerini benimseyen aday olan Tatar ile AB politikalarına uyumlu hareket eden Akıncı arasında geçecektir.

Mevcut durumda ikinci tur açısından Akıncı’nın avantajlı olduğu ifade edilebilir. Zira seçimleri üçüncü tamamlayan ve %21 oy alan Tufan Erhürman, partisinin ikinci turda Akıncı’yı destekleyeceğini açıklamıştır. Dahası Erhürman’ın partisi olan Cumhuriyetçi Türk Partisi, Akıncı’nın eski partisidir. Dolayısıyla seçimlerin ilk turunda %29,8 oy alan Akıncı’yla yarışacak olan ve %32,3 oy alan Tatar, ilk turu birinci olarak tamamlamasına rağmen ikinci tur için yarışın favorisi konumunda değildir. Bu noktada ise Tatar’ın ilk turda sandığa gitmeyen seçmeni ve ilk turda diğer adaylara oy veren seçmenleri ikna etmesi gerekmektedir. Zira ilk turda seçime katılım oranı %58 seviyesinde kalmıştır. Bu nedenle de seçmenleri sandığa çekmek, Tatar açısından en büyük önceliktir. Bununla birlikte sandığa katılım oranının artması durumunda Akıncı’nın kazanma şansının artacağı yönünde iddialar da vardır. Neticeyi ise 18 Ekim 2020 tarihinde Kıbrıslı Türklerin iradesi belirleyecektir. Şüphesiz Kıbrıs Türkleri, geleceklerinde etkili olacak kritik bir seçimin eşiğindedir.


[1] Mustafa Çıraklı, ‘‘Kuzey Kıbrıs’ta Siyasal Partilerin Avrupa Söylemleri’’, Yakın Doğu Enstitüsü Raporları No:10, 2018

[2] “Turkish Cypriot Leader Warns Cyprus is Facing Permanent Partition”, The Guardian, https://www.theguardian.com/world/2020/feb/06/turkish-cypriot-leader-warns-cyprus-facing-permanent-partition-mustafa-akinci, (Erişim Tarihi: 13.10.2020).

[3]“Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı Seçiminin İkinci Turunda Ersin Tatar ve Mustafa Akıncı Yarışacak”, BBC Türkçe, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54498412, (Erişim Tarihi: 13.10.2020).

Total
4
Shares
1 comment
  1. Çok güzel bir yazı olmuş. Kıbrısta durumu net olarak özetlemiş. Mustafa Akıncı bağımsız olmaktan ise Kıbrısta azınlık halk olmayı savunuyor. Bunu her aklı basında kıbrıs vatandaşı reddedecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Türkiye-Orta Asya İlişkilerinin Genel Çerçevesi Üzerinden Yeniden Asya’yı Okumak

Next Article

Leszek Sykulski, Russian Geopolitical Doctrine of “Velikiy Limitrof”, European Journal of Geopolitics, 7, 2019, ss.67-79.

Size daha iyi bir deneyim sunmak için websitemizde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Gizlilik Poltikası sayfamızı ziyaret edin.