Pavel Devyatkin, “Russia and the Arctic”, Russian Strategic Intentions, ed. Nicole Peterson, Calhoun, 2019, ss. 82-90.

Rusya Federasyonu’nun Kuzey Kutbu’ndaki stratejisi, akademi, medya ve politika oluşturmada tartışmalı bir konu olagelmiştir. Rusya sık sık Kuzey Kutbu’ndaki çatışmaların “kışkırtıcısı” olarak anılıyor ve Rus yönetimi bölgedeki tüm faaliyetlerinin maksimum savunma ve güvenlik çerçevesinde olması gerektiğine vurgu yapıyor olsa da Devyatkin’e göre asıl politikaları, iç güvenlik ve ekonomik projelere odaklıdır. ABD-Rusya gerginliği Rusya’nın buradaki faaliyetlerine de şüpheyle bakılmasına yol açmış, fakat aslında Rusya bölgede işbirlikçi bir aktör haline gelmiş ve tamamen bölgesel kalkınma sorunlarına odaklanmıştır. Bu kapsamda Kuzey Kutbu, yapıcı devletlerarası diplomasinin bir örneğini oluşturmaktadır. Bu anlamda, ABD, Rusya, Kanada, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve İzlanda’nın dahil olduğu Kuzey Kutbu Konsey’i (AC) sorunlara çözüm bulma açısından önemli bir girişim olmuştur. Arama kurtarma operasyonları ve petrol sızıntısı müdahalesi ile ilgili yasal bağlayıcılığı olan anlaşmaların müzakere edilmesinin yanı sıra, Barents Denizi’ndeki Rusya ve Norveç arasındaki rakip toprak taleplerinin çözülmesinde başarı sağlanmıştır.

Moskova ayrıca Rus Arktik bölgesinde kapsamlı bir deniz, hava ve kara varlığını sürdürmek istemektedir. Çünkü Rusya için bu bölge stratejik ve kültürel öneme sahiptir ve bu bölgede egemenliğini ve çıkarlarını savunmaya çalışmaktadır. Kuzey Kutbu’nun efsanevi durumu Rusya tarihi boyunca önemli olmuştur. Korkunç İvan ve Büyük Petro’nun kuzeydeki açılımları, Rus İmparatorluğu’nun büyümesi için temel gerekliliklerden biri olarak görülmüştür. Uzak kuzey bölgeleri de Stalin yönetimi altındaki acımasız “gulag” kamplarının ortamıydı. Pavel Devyatkin’in bu çalışması, Kuzey Kutbunun Rusya için önemini açıklaması ve Rusya’nın bölgeye yönelik politikalarına farklı bir bakışı yansıtması açısından incelemeye değer görülmüştür.

Devlet Kalkınma Politikası

Devyatkin, Rusya’nın resmi Arctic stratejisi ve çıkarları ele alırken Rus devleti tarafından çıkarılan yayınların genel bir incelemesini çalışmasına yansıtmıştır. Medvedev tarafından Eylül 2008’de kabul edilen “Rusya Federasyonu’nun Kuzey Kutbu’ndaki Devlet Politikasının Temelleri 2020 ve Sonrası” incelemesi sonucunda, Rusya’nın bölgedeki hedeflerini şu şekilde özetlemektedir:

  • Arktik devletlerle uluslararası hukuk temelinde aktif çalışmak,
  • Boğulma ve petrol dökülmesi gibi kazaları önlemek için standartlaştırılmış bir arama-kurtarma sistemi oluşturmak,
  • Rusya’nın AC gibi çok taraflı forumlarla ilişkilerini güçlendirmek,
  • Kuzey Denizi Güzergahı deniz nakliye şeritlerini etkin bir şekilde yönetmek,
  • Ekonomik kalkınmanın devlet yönetimini geliştirmek,
  • Bilimsel araştırmayı desteklemek,
  • Yerli halkların yaşam kalitesini artırmak,
  • Kuzey Kutbu’nun doğal kaynak tabanını geliştirmek.

2013 yılında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Rus Kuzey Kutbu’nun Kalkınma Stratejisi ve 2020’ye Kadar Dönem İçin Ulusal Güvenlik Sağlanması” belgesini onaylamıştır. Bu belge, 2008 belgesinin daha kapsamlı bir versiyonu olarak tanımlanabilir. Belgede öne çıkan durum ise ekonomik ve çevresel öncelikleri savunma amaçlarının daha sık dile getirmesidir. Rus buzkıran filosunun geliştirilmesi, hava servisi ve havaalanı ağının modernizasyonu ve modern bilgi ve telekomünikasyon altyapısının oluşturulması da belgede yer almaktadır. Belgede genel olarak ekonomi ön plana çıkmaktadır.

Rusya’nın Bölgedeki Güvenlik Çıkarları

Yazara göre, Kuzey Kutbu’ndaki Rus askeri varlığının üç hedefi vardır: bölgedeki ulusal egemenliği korumak, ekonomik çıkarları güvence altına almak ve Rusya’nın birinci sınıf askeri yeteneklerle büyük bir güç olarak kaldığını göstermek.

Rusya Federasyonu’nun Dış Politika Konseptinde, Kuzey Kutbu’nu Rusya’nın “barışı, istikrarı ve yapıcı uluslararası işbirliğini teşvik etmesi” gereken bir bölge olarak tanımlar. Ayrıca, devlet “Kuzey Kutbu’ndaki siyasi veya askeri çatışma unsurlarını ortaya koyma girişimlerine karşı sert davranacaktır.” 2020 Ulusal Güvenlik Stratejisi, Rusya’nın hedefinin “Kuzey Kutbu’nda eşit ve karşılıklı yarar sağlayan uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi” olması gerektiğine vurgu yapar. Yeni Kuzey Kutbu strateji belgelerinin askeri gücü diğer devletlerle dengelemek yerine “kaçakçılık, terörizm ve yasadışı göç” gibi sosyoekonomik konularla mücadeleye odaklandığı görülmektedir. Kalkınma Stratejisinin 2008 ve 2013 sürümleri, diğer ülkelerin askeri faaliyetlerine yer vermemektedir.

Rusya Savunma Bakanlığı sürekli olarak Kuzey Kutbu’ndaki Rus askeri tesislerinin “ortaya çıkan tehditleri” karşılamak için geliştirilmesi çağrısında bulunmaktadır. Rusya Federasyonu’nun 2014 Askeri Doktrini, barış zamanında bile ulusal çıkarları güvence altına almak için Rus Kuzey Kutbu’nda silahlı kuvvetlerin bulunması gerektiğini açıkladı. Ancak belge, eski buz kırıcıların ve diğer yıpranmış makinelerin yerine genel bir askeri yenileme çağrısında bulunmaktadır.

Enerji ve Doğal Kaynak Çıkarları

2013 Kalkınma Politikası, Rusya’nın enerji alımını içeren büyük ölçekli ekonomik projelerin genişletilmesine olan ilgisini vurgulamaktadır. Moskova’nın ana önceliklerinden biri, Rusya’nın “hidrokarbon kaynakları, su biyo-kaynakları ve diğer stratejik hammadde türleri” ihtiyacını karşılamaktır. Belge, Kuzey Kutbu’nu doğal kaynakların ana kaynağı olarak nitelendiriyor.

Tüm Rus petrol ve gazının üçte ikisinin Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki münhasır ekonomik bölgesinde bulunduğu tahmin edilmektedir. Rus GSYİH’nin %20 kadarı Kuzey Kutbu’ndaki Rus topraklarında üretilmektedir. Buna göre, Kuzey Kutbu’nun kaynaklarının kullanılması Rusya’nın sosyal ve ekonomik gelişimi için gerekli kabul edilir. 2030’a kadar Rusya Enerji Stratejisinde, Kuzey Kutbu “jeolojik keşif, özel yatırımlar ve yeni toprakların ve suların geliştirilmesine devletin katılımının” geliştirilmesi için bir anahtar faktör olarak görülmektedir. Bu belge aynı zamanda Rus devletinin Rus enerji şirketlerinin yurtdışındaki konumlarını artırma ve Kuzey Kutbu’ndaki enerji projeleri için etkin uluslararası işbirliği için bir ortam sağlama yönündeki isteklerini de bildirmektedir.

Deniz Taşımacılığı

Buzulların erimesiyle Kuzey Kutbu’nda yeni bir deniz rotası açıldı. Kuzey Denizi Rotası (KDR) olarak adlandırılan bu rota, Doğu Asya ve Batı Avrupa’nın ana limanları arasında nakliye için daha kısa bir şerit haline gelebilir. KDR, Rusya’nın özel ekonomik bölgesindedir. Yani Rusya, bu bölge üzerinde yargı yetkisine sahiptir. Bu nedenle KDR’nin 2030 yılına kadar Rusya Federasyonu’nun Kalkınma Stratejisi ve Ulaştırma Stratejisi’nde önemli bir yer tutacağı söylenebilir. Bu bağlamda, Rusya KDR’yi geliştirmeyi hedeflemekte ve bunun için nükleer buz kırıcıları devreye alıp şerit boyunca limanları iyileştirerek ve bir izleme sistemi oluşturmayı planlamaktadır. Rusya, ayrıca, bu rotayı uluslararası ulaşıma açmayı da planlamaktadır.

Son Rus Eylemleri: Kuzey Kutbu’ndaki Kısa Silahlı Çatışma

Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki eylemleri ekonomik, güvenlik ve kalkınma hedeflerine bağlılığını göstermektedir. Rusya kısmen açık deniz sondajı, maden çıkarma ve deniz taşımacılığına odaklanmış durumdadır. Ayrıca, komşu ülkelerle artan gerilimler sırasında savunmacı davranmakta ve sonuç olarak bölgede güvenliğini sağlamaktadır. Moskova, Arktik topraklarında, deniz taşımacılığı girişimlerinde ve enerji projelerinde ortaya çıkan tehditlerle yüzleşmeye kararlıdır. Rusya bölgede yeni askeri tesisler açmış, askeri tatbikatlar gerçekleştirmiş ve kapsamlı askeri varlığını devam ettirmiştir. Aynı zamanda askeri tatbikatlar ve arama-kurtarma operasyonları ile diğer Arktik devletleriyle işbirliği yaparak bölge üzerindeki kontrolünü sürdürmeyi amaçlamaktadır.

Güvenlik Faaliyetleri

Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki güvenlik eylemleri, ulusal egemenliği, süregelen ekonomik çıkarları koruma ve Rusya’yı 21. yüzyılda birinci sınıf bir askeri güç olarak öne çıkarma hedefini göstermektedir. Rus bilim adamlarının bayraklarını Kuzey Kutbu’ndaki deniz yatağına diktiği 2007 yılındaki kutup seferinden bu yana, birçok Batılı gazeteci ve politikacı Kuzey Kutbu’ndaki Rus eylemlerini yayılmacı, saldırgan ve tehdit edici olarak tanımlamıştır. Ukrayna Krizi’nden sonra da Rusya’nın Kuzey Kutbu eylemleri de olumsuz algılanmıştır.

Kuzey Donanması, bölgede en önemli Rus askeri yapılanmasıdır. Sovyet/Rus donanması dünyada en fazla sayıda buz kırıcı ve deniz altına sahip donanmasıdır. Bu filodaki bazı gemiler yapım onarım aşamasındadır. Medya ve politikacılar, bu durumu Rusya’nın bölgedeki deniz varlığını önemli ölçüde artırmakta olduğu şeklinde yorumlamışlardır. Ancak, aslında Rusya’nın şuanda 1980’lerde Sovyetlerin sahip olduğu donanma birimine kıyasla daha az birimi bulunmaktadır. Kuzey Filosu, çoğu yıkık Soğuk Savaş dönemi birimleri olan yaklaşık 40 yüzey gemisi ve 40 denizaltı içerir. Deniz temelli nükleer caydırıcılık Kuzey Filosu’nu, Rusya’nın ordusunun temel bir parçası haline getirmektedir. Sonuç olarak, Rusya 2007’den bu yana Norveç ve Danimarka bölgeleri yakınlarındaki deniz devriyelerini genişletti, Filo denizaltılarının operasyonel yarıçapını artırdı ve denizaltılar için buz altı eğitimine başladı. Rus donanması, yeni balistik nükleer denizaltı füzelerini konuşlandırmayı amaçlıyor. Ancak bunlar ABD’nin geleneksel saldırı kabiliyetleri ile kıyaslanamaz. ABD Atlantik donanması varlığı, Kuzey Kutbu varlığını fazlasıyla geride bırakmaktadır.

2007 yılında, Rus stratejik bombardıman uçakları, Kuzey Kutbu semalarında, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra ilk kez, uçmaya başladı. Bu uçuşlar eleştirilmiştir ancak Savunma Bakanlığı bunu saldırgan bir tavırla değil, kapasiteyi kaybetmeme ve iç onay verme nedeniyle gerçekleştirildiği açıklandı. NATO ve Rusya uçakları bölgedeki yakınlaşmalarının üzerine gelen eleştirilere ise, NATO bu uçuşlar için “tamamen yasal” ve “hoş geldiniz” şeklinde açıklamalar yaptı. Rusya’nın beşinci nesil avcı uçağı ve ABD’nin F-22 ve F-35 ile kıyaslanabilecek bir hava uyarı sistemi bulunmuyor.

Kısacası, bölgede Rusya’nın askeri varlığı, Sovyet dönemi ile kıyaslandığında oldukça kötüleşmiş durumdadır ve bir modernizasyona ihtiyaç duymaktadır. Bölgedeki tehditler göz önünde bulundurulduğunda Rusya’nın güvenlik sorununu karşılamak için askeri güçlerini inşa etme çabası anlaşılabilmektedir.

Ekonomik Faaliyetler

Arktik bölgesi enerji ve kaynaklar bakımında daima önemlidir. Sovyet döneminde bölge kömürü, mineralleri ve petrolü, ülkenin sanayileşmesinde kilit rol oynamıştır. Şu anda, Arktik’te faaliyet gösteren bir dizi hidrokarbon şirketi vardır. Rus petrol ve gaz yöneticileri üzerindeki yaptırımlar, düşük petrol fiyatları ve düşmanca çevrede çıkarmanın zorlukları Rusya’nın Kuzey Kutup kaynaklarının faydalarını temin etmesinin önündeki engeller olmuştur. Tüm bu kısıtlamalar rağmen, Rusya enerji projelerinde yabancı partnerlerle işbirliği yapmayı başarabilmiştir. Çünkü kaynak çıkartma işlemleri ekonomik açıdan oldukça karmaşık ve pahalıdır.

2018’de Rusya’nın Doğal Kaynaklar Bakanı Dmitry Kobylkin, altyapı ve kaynak geliştirmeye yatırım yapmak için beş yıllık büyük bir plan açıkladı. 2024 yılına kadar ki dönemde 83 milyon dolarlık demiryolları, deniz limanları, hidrokarbon ve kömür sahalarına yapılacak yatırımları kapsayacak. Bu meblağ, Rus hükümetinin sağlık ve eğitime toplam yatırımlarıyla karşılaştırılabilir (Staalesen, 2018). Offshore ticari üretim sadece Prirazlomnoye sahasında devam etmektedir. Bu alan, 1989 yılında Pechora Denizi’nde keşfedildi. 70 milyon ton petrol taşıdığı tahmin ediliyor. Prirazlomnoye’deki petrol üretim operasyonları Gazprom lisansı altında 2013 yılında başladı. Özel şirketlerin açık deniz alanlarına erişimini yasaklayan 2008 yasağı nedeniyle Kuzey Kutbu rafında uygulanan tek Rus hidrokarbon üretim projesidir.

Yamal LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) Rusya’nın kuzeyindeki bir diğer önemli enerji projesidir. 2013 yılında başlatılan Yamal LNG, dünyanın en büyük ve en karmaşık LNG projelerinden biridir. Yamal, Rusya’nın en büyük bağımsız gaz şirketi Novatek, Fransız gaz şirketi Total, Çin Ulusal Petrol Şirketi ve Çin İpek Yolu Fonu arasında ortak bir girişimdir. Büyük ölçüde Batı yaptırımları ve Rus karşı saldırıları nedeniyle, Rusya yönünü doğuya kaydırmış ve Asya ülkeleri, özellikle Çin ile ilişkileri güçlendirmiştir. Ağır sanayileşmiş bir ülke olan Çin, enerji arzını güvence altına almak konusunda artan bir ilgiye sahip ve Kuzey Kutbu’na hidrokarbonlar ve mineraller aramaktadır.

Yamal LNG, Kuzey Kutbu’nun denizcilik ekonomisi için çok önemlidir. Çünkü Kuzey Kutbu’ndan Çin’e uzanan önemli kargo kaynaklarından biridir. 2018’de buz kırıcı LNG taşıyıcıları, KDR boyunca önemli yolculuklar gerçekleştirdi. Novatek, bu rotayı 2010’dan beri kullanmaktadır. Ancak Yamal’dan Çin’e ve Kuzey Avrupa’ya ilk kez 2018’de bir LNG taşıyıcısı gönderilmiş olması önemlidir. Bu gaz endüstrisi için yeni bir döneme girildiği ve Rusya’nın kuzey bölgeleri için ekonomik kalkınma anlamına gelmektedir.

Novatek, Arctic LNG-2 adlı ikinci bir LNG projesi kurmayı planlamaktadır. 2023 yılına kadar tamamlanması planlanmaktadır. Suudi Arabistan, Novatek’in gelecekteki LNG projesine 5 milyar dolar yatırım yapacak. Kombine LNG projelerinin gaz üretiminde dünya lideri Katar’a rakip olacağı tahmin edilmektedir. Mayıs 2018’de Putin, KDR için iddialı bir hedef belirledi. Putin, KDR’ye nakliyatın 2024 yılına kadar 80 milyon tona ulaşması gerektiğini açıkladı. Bu, Rusya Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın 2030 yılına kadar 72 milyon tonluk ilk tahmininden belirgin bir artış Yamal LNG projesi milyonlarca ton LNG sevkiyatını açıkladığından bu hedefler imkânsız değildir. Putin’in duyurusu, ulusal yoksulluğu azaltmayı ve sonunda Rusya’yı dünyanın en büyük beş ekonomisinden biri haline getirmeyi amaçlayan bir dizi hükümet hedefinin bir parçasıdır. Bu hedefi desteklemek için, Kasım 2018’de Rusya’nın KDR boyunca bir Arktik limanı inşa etmek için 4 milyar doların üzerinde yatırım yapacağını açıklandı.

Murmansk bölgesinde paladyum, altın, nikel ve platin gibi doğal kaynakların çıkarılması için de devam eden projeler bulunmaktadır. 2018’de Rusya ilk deniz bazlı yüzen nükleer enerji santralini tanıtmıştır. 21.000 tonluk istasyonun 2019 yazında Kuzey Kutbu’na çekilmesi planlanmaktadır. Greenpeace, bu istasyonu “yüzen Çernobil” olarak adlandırmıştır.

Sonuç olarak, Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki çıkarları ve faaliyetleri genellikle ekonomik ve sosyal kalkınmaya yöneliktir. Rusya’nın büyük ekonomik hedefleri arasında enerji çıkarımı ve deniz taşımacılığı yer almaktadır. Projelerin ekonomik önemi ve Kuzey Kutbu’nun coğrafi konumu göz önüne alındığında, Rusya’nın bölgeyi güvence altına alması gerektiği söylenebilir. Rusya ise topraklarını güvence altına almak ve egemenliğini savunmak konusunda kararlıdır.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Eleştirel Güvenlik Teorisi, İnsan Güvenliği ve Pandemi: Covid-19’un Küresel Bir Muhasebesi

Next Article

Dünya Bülteni

Size daha iyi bir deneyim sunmak için websitemizde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Gizlilik Poltikası sayfamızı ziyaret edin.