Türk Kadınının Başka Bir Miladı: 8 Şubat 1935 Milletvekili Seçimleri

Seçimler, günümüzde bir siyasi rejimin demokratikliğini belirleyen önemli unsurların başında gelmektedir. Öyle ki demokrasi, Joseph Schumpeter başta olmak üzere birçok siyaset bilimci tarafından seçim olgusu esas alınarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar bu minimalist tanım eleştirilse de seçimlerin demokrasi açısından önemi inkar edilemez. Ancak demokratik bir rejimde salt seçimlerin gerçekleştiriliyor olması yeterli değildir. Aynı zamanda tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkına sahip olması gerekir. Seçimleri anlamlı kılan bu hakkın varlığıdır. Türkiye’de seçme ve seçilme hakkı, 1982 Anayasası’nda “Siyasi Haklar ve Ödevler” bölümünde düzenlenmekte ve bu anlamda bir anayasal haktır. Anayasamızın 67/1. maddesine göre, “Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

Günümüzde “demokratik” olarak nitelendirilen ülkelerin çoğunda seçme ve seçilme hakkı önce erkeklere, sonra kadınlara tanındı. Bu ülkelerden biri de Türkiye’dir. Türk siyasal hayatında anayasacılık hareketleri 19. yüzyıla dayandırılmakla birlikte kadının siyasal haklara kavuşması için 20. yüzyılı beklemek gerekti. Türk kadınlarına siyasal hakların tanınması konusu, Cumhuriyet’in ilanından sonra birçok kez gündeme gelmesine ve hatta meclis çatısı altında pek çok kez tartışılmasına rağmen olumlu bir sonuç alınamadı. 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve 1926 Medeni Kanun ile Türk kadınının toplumsal hayattaki yerini güçlendirecek önemli haklar kazandırıldı. 1930 yılında belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. 26 Ekim 1933 tarihinde 1924 tarihli Köy Kanunu’nun 20. ve 25. maddelerinde yapılan değişikliklerle kadınlara köyde muhtar ve ihtiyar meclisi seçimlerinde oy kullanma ve seçilme hakkı verildi. Böylece ilk seçimlerde Çinekarpuzlu nahiyesinin merkezi Dereköy’den Gül Hanım ilk kadın muhtar olarak seçildi.

1934 yılında aydın bir kadın topluluğunun TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)’ye kadar bir yürüyüş düzenleyerek bütün siyasal hakların kadınlara da tanınmasını istemeleri üzerine Atatürk, bu konuda çalışma yapılması için direktif verdi. 5 Aralık 1934 tarihinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve 191 milletvekilli tarafından TBMM’ye, Anayasa’da ve Seçim Kanunu’nda değişiklik yapılması yönünde bir teklif sunuldu. Söz konusu teklif, Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmesini öngörüyordu. 317 üyeli Meclis’te, oylamaya katılan 258 üyenin tamamı değişikliğin kabulü yönünde oy kullanılması sonrasında kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Türk kadınlarına temel haklar arasında yer alan seçme ve seçilme hakkının tanınması üzerine Atatürk şu sözleri söyledi:[1]Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Uygar memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır.” Böylece Türkiye’de birçok Batı ülkesinden çok daha önce kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış oldu.

Türkiye’de söz konusu anayasa değişikliği sonrasındaki ilk milletvekili seçimleri, bundan tam 86 yıl önce 8 Şubat 1935 tarihinde yapıldı. Bu seçimlerde ilk kez 17 kadın milletvekili meclise girme başarısı elde etti. Seçilen kadın milletvekilleri şu isimlerden oluşmaktaydı: Mebrure Gönenç (Afyonkarahisar), Satı Çırpan (Ankara), Türkan Örs Baştuğ (Antalya), Sabiha Gökçül Erbay (Balıkesir), Şekibe İnsel (Bursa), Huriye Öniz Baha (Diyarbakır), Fatma Memik (Edirne), Nakiye Elgün (Erzurum), Fakihe Öymen (İstanbul), Ferruh Güpgüp (Kayseri), Bahire Bediş Morova Aydilek (Konya), Mihri Bektaş (Malatya), Meliha Ulaş (Samsun), Esma Nayman (Seyhan), Sabiha Görkey (Sivas), Seniha Hızal (Trabzon), Benal Nevzad İstar Arıman (İzmir). 12 Ocak 1936’da yapılan ara seçimde de Hatice Özgener’in Çankırı milletvekili seçilmesiyle meclisteki kadın milletvekili sayısı 18’e yükseldi. 1935’te meclisteki kadın milletvekili oranı %4,6’dır. Ve bu oran ancak 2007 seçimleri ile aşılabildi.  2015 (Haziran) seçimlerinde ise bu oran, %17,6’ya kadar yükseldi. 86 yıl önceki siyasi, ekonomik ve toplumsal koşullar düşünüldüğünde %4,6’lık oran, demokratikleşme bağlamında oldukça önem taşımaktadır. Bu nedenle 8 Şubat günü, Türk kadınları için aslında bir başka milattır.

Bununla birlikte uzun bir süre bu oranın %4,6’nın da altında kalması Türk demokrasisinde kadın temsilinin sorunlu bir alan olduğunun da önemli bir göstergesidir. Dünya genelinde son 25 yılda kadınların meclislerdeki genel oranının, 1995 yılında %11,3 olan düzeyinin iki katının üstüne çıkılarak 2020 yılında %24,9’a yükseldiği görülmektedir. Türkiye’nin bu konuda önemli bir atılım gerçekleştirdiğini söylemek mümkündür. Nitekim 1995 yılında Türkiye’de kadın milletvekili oranı %2,4 iken bu oran 2019 yılında %17,3’e yükselmiştir. Ancak bu oranla Türkiye’nin dünya ortalamasının halen altında kaldığı da görülmektedir. Parlamentolar Arası Birlik’in (Inter-Parliamentary Union – IPU), “Parlamentoda kadınlar: 1995-2020[2] başlıklı raporunda 25 yılın değerlendirmesi yapılmıştır. Buna göre Türkiye, ulusal parlamentolardaki en düşük kadın temsil düzeylerine sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Raporda kotaların, kadınların siyasi katılımındaki ilerlemenin temel belirleyici olduğuna dikkat çekilmekte ve 2020 yılında kadınların parlamentoya katılımı konusunda en büyük paya sahip olan ilk 20 ülkeden 16’sında bir tür toplumsal cinsiyet kotası uygulandığına değinilmektedir. Bu noktada demokratikleşmenin uzun bir serüven olduğu bilinmekte ve Türkiye’nin kadınların mecliste daha fazla temsil edilmesinin önü açması bu sürece önemli katkı sunacaktır. Türk kadınının temsilinde, Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023’te dünya ortalamasının üstüne çıkılmasını sağlayacak hukuki adımların atılması önem arz etmektedir.


[1] Perihan Naci Eldeniz, “Atatürk ve Türk Kadını”, Belleten, C. XX, Sayı: 80, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1956, s. 741.

[2] Inter-Parliamentary Union, “Parlamentoda kadınlar: 1995-2020”, 2020, https://www.ipu.org/file/9203/download, (Erişim Tarihi: 07.02.2021).

Total
4
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Umberto Eco-Gülün Adı

Next Article

IŞİD/DAEŞ Neden Bit(irile)miyor?

Size daha iyi bir deneyim sunmak için websitemizde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Gizlilik Poltikası sayfamızı ziyaret edin.