Türkiye-Togo İlişkilerinde Yeni Dönem

Türkiye’nin, Afrika kıtasına yönelik ilgisinin son yıllarda büyük bir ivme kazandığı gözlenmektedir. Özellikle son dönemde atılan adımlar artık tüm Afrika ülkelerini kapsayan genel ya da tek bir Afrika politikasının izlenmediği, aksine her ülkeye ilişkin farklı politikaların geliştirildiği ve izlendiği bir döneme geçildiğini ortaya koymaktadır. “Türkiye’nin Afrika politikası”nın yerini “Türkiye’nin Fildişi Sahili politikası”, “Türkiye’nin Gabon politikası”, “Türkiye’nin Togo politikası” gibi tanımlamalar almıştır. Kısacası, yeni dönemde “Türkiye’nin Afrika politikası” değil, “Türkiye’nin Afrika politikaları” vardır. Türkiye’nin Afrika kıtasında yer alan ülkelerle olan ilişkilerinin böylesi bir gelişim göstermesinde Dışişleri Bakanlığı Afrika Genel Müdürü Büyükelçi Nur Sağman’ın etkisi görmezden gelinmemelidir. Dış politikada Afrika’nın stratejik öneminin kabulü, Büyükelçi Sağman’ın bu kıtada sahip olduğu güçlü sosyal ağ ile birleşince Afrika artık “bilinemez”, “erişilemez”, “ulaşılamaz” olmaktan çıkmıştır.

Türkiye’nin son dönemde ikili ilişkileri geliştirme noktasında önemli bir çaba sarf ettiği ülkelerden birisi de Togo’dur. 19. yüzyılın ikinci yarısından I. Dünya Savaşı’nın sonuna dek Almanya’nın hâkimiyetinde olan Togo (o zamanki adıyla Togoland) savaş sonrasında bölünerek büyük kısmı, Fransa’nın mandasına verilmiştir. Bu bağlamda eski bir Fransız sömürgesi olan Togo, 1960 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Diğer pek çok Afrika ülkesi kadar olmasa da Togo da siyasi karışıklıklarla uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalmıştır. Askeri darbeler, bağımsız Togo’nun siyasi tarihini hem şekillendiren hem de gölgelendiren bir faktör olmuştur. 1963 yılındaki ilk askeri darbenin ardından Togo’nun ilk devlet başkanı olan Sylvanus Olympio hayatını kaybetmiştir. Ordu tarafından devlet başkanlığı görevine Nicolas Grunitzky getirilmiştir. Ancak 4 yıl sonra, 1963 grubunun içinde yer alan Gnassingbé Eyadéma önderliğindeki ordu güçleri, yeni bir darbe gerçekleştirmiştir. Kısa bir süre Kléber Dadjo’nun üstlendiği görev daha sonra Eyadéma tarafından devralınmış ve Eyadéma kendisini Togo’nun yeni devlet başkanı ilan etmiştir. 1993 yılına kadar ülkede tek partinin hâkim olduğu bir siyasi sistem yaratmıştır.

Ancak Afrika’da “ikinci özgürleşme” olarak da bilinen 1990’lı yıllardaki demokratikleşme hareketleri, Togo için de yeniliklerin habercisi olmuştur. Antidemokratik uygulamaları nedeniyle karşı karşıya kaldığı uluslararası baskıların etkisiyle Eyadéma, 1993 yılında liberal bir anayasanın yürürlüğe girmesini kabul etmek zorunda kalmıştır. Togo’da böylece çok partili siyasi hayata geçiş sağlanmıştır. Bununla birlikte, bu anayasanın seçimlerde yapılan usulsüzlüklerin önünü alma konusunda çok da başarılı olduğu söylenemez. Devlet Başkanı Gnassingbé Eyadéma’nın 2005 yılında uçak yolculuğu sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesiyle yerine herhangi bir seçim düzenlenmeden oğlu Faure Gnassingbé geçmiştir. Gnassingbé, uluslararası tepkiler üzerine görevi bırakmış ve aynı yıl düzenlenen seçimleri kazanarak seçilmiş başkan olarak göreve başlamış ve halen devlet başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2005 yılında seçim güvenliği konusunda kötü bir performans sergileyen Togo, tam da bu nedenle seçim-sonrası şiddet ile karşı karşıya kalmış ve seçimlerin ardından ülke genelinde şiddet olaylarının baş göstermesiyle yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş ve binlerce kişi de ülkeyi terk ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kalmıştır. 2005 yılından beri devlet başkanlığı görevini yürüten Gnassingbé’nin 2020 başkanlık seçimlerinde dördüncü kez aday olabilmesi için anayasa değişikliği yapılmış ve seçimler öncesinde “Kendimi bir diktatör gibi hissetmiyorum” sözleriyle gündem olmuştur. Gnassingbé, muhalif aday Agbeyome Kojo’nun usulsüzlük iddialarına rağmen ikinci tura gerek kalmadan yeterli oyu alarak seçimleri bir kez daha kazanmıştır.

Türkiye ile Togo arasındaki ilişkilerinin çok yakın bir zamana kadar oldukça sınırlı olduğu söylenebilir. İki ülke arasında ticari ilişkiler var olmakla birlikte Türkiye’nin Togo’da diplomatik temsilciliği bulunmamaktaydı. Türkiye’nin Benin’deki Kotonu Büyükelçiliği Togo’ya akrediteydi ve Togo makamlarıyla temasları bu büyükelçilik sağlamaktaydı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2020 yılında Togo’ya resmi ziyaret gerçekleştirmiştir. Bu ziyaret, Türkiye’den dışişleri bakanlığı seviyesindeki ilk resmi ziyaret olması nedeniyle önem taşımaktaydı. Bakan Çavuşoğlu, mevkidaşı Robert Dussey ile yaptığı görüşmelerin ardından başkent Lomé’de diplomatik temsilcilik açılacağı haberini vermiştir. Ayrıca bu resmi ziyaretler kapsamında taraflar arasında “Siyasi istişare mekanizması kurulması”, “Diplomatik pasaportlara vize muafiyeti”, “Diplomasi Akademileri arasında işbirliği Mutabakat Zaptı” anlaşmaları da imzalanmıştır. Çavuşoğlu, düzenlenen basın toplantısında Türkiye’nin Afrika’yla, Afrika ülkeleriyle ve Afrika’daki bölgesel örgütlerle ilişkilerini geliştirme konusunda kararlı olunduğunu dile getirmiş ve Afrika’daki büyükelçilik sayısını artıracakları bilgisini vermiştir.[1]

Bakan Çavuşoğlu’nun bir önceki sene gerçekleştirdiği Togo ziyaretinde dile getirdiği büyükelçilik konusu, 2021 yılında uygulamaya geçirilmiş ve Togo’nun başkenti Lomé’de büyükelçilik seviyesinde Türkiye’nin diplomatik temsilciliği açılmıştır. Lomé Büyükelçiliği görevine, 1987 yılından beri bakanlıkta ve yurt dışı temsilciliklerinde çeşitli görevler üstlenen, en son 2010-2014 yılları arasında Abidjan Büyükelçisi olarak görev yapan ve bu anlamda oldukça deneyimli bir  büyükelçi olan Esra Demir getirilmiştir. Büyükelçi Demir, 26 Nisan 2021 tarihinde Togo Cumhurbaşkanı Faure Gnassingbé’ye güven mektubunu sunmasıyla görevine resmen başlamıştır. Togo’nun Dışişleri Bakanı Robert Dussey ise bu hafta Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret sırasında Togo’nun Ankara’da büyükelçilik açacağı bilgisini vermiştir. Ayrıca iki ülke arasındaki işbirliklerinin güçlendirilmeye devam edileceğini dile getirmiştir.[2] Son olarak, parlamentolar arası işbirliğini geliştirmek ve iki ülkenin birbirini daha yakından tanımasını sağlamak amacıyla Türkiye-Togo Parlamentolar Arası Dostluk Grubu da bulunmaktadır.

Siyasi ve diplomatik ilişkilerin yanında Türkiye-Togo ilişkilerini belirleyen ana unsurlardan bir diğeri ticari ilişkilerdir. Togo’ya ihraç edilen başlıca ürünler arasında, makarna, demir ve çimento; Togo’dan ithal edilen başlıca ürünler arasında ise sökülecek gemiler, pamuk ve yağlı tohumlar ve meyveler bulunmaktadır. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi noktasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) önemli bir rol üstlenmektedir. DEİK tarafından 21 Şubat 2018 tarafından düzenlenen Türkiye-ECOWAS Ekonomi ve İş Forumu esnasında Türkiye-Togo İş Konseyi kurulmuştur. Başkanlığını, Berna Akyıldız yürütmektedir. Konseyin kuruluşundan kısa bir süre sonra iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin  90 milyon ABD dolarına yükseldiği görülmüştür. Togo’nun Çin ile gelişmiş bir ticaret ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte Akyıldız, Togo’nun Türk ürünlerinin Avrupa’ya kıyasla daha az maliyetli, Çin’e kıyasla daha kaliteli olması nedeniyle kapılarını Türk iş insanlarına açmaya hazır olduğunu ifade etmiş ve Türkiye’nin karşılıklı ziyaretler ve güçlü projelerle ülkedeki sınırsız fırsatları geç kalmadan değerlendirmesi gerektiğinin altını çizmiştir.[3] Togo Dışişleri Bakanı Dussey de bu haftaki Türkiye ziyaretinde Türk iş insanlarını Lomé’ye beklediklerini ifade etmiş, yıl bitmeden Türkiye-Togo gününün düzenlenmesini umduğunu, bu sayede Togo’daki olanakların Türk iş insanlarına tanıtılması imkanı olacağını belirtmiştir.[4] Böylece iki ülke arasında Togolu ve Türk iş insanlarının katılımıyla bir iş forumu düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır.

Son olarak, tıbbi malzeme yardımı, eğitim anlaşmaları ve güvenlik konusunda dayanışma ikili ilişkileri geliştiren diğer unsurlardır. COVID-19 salgınıyla mücadele amacıyla, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Togo’ya tıbbi malzeme yardımında bulunmuştur. TİKA’nın bu yardımı, iki ülke arasındaki dayanışmanın sağlanması ve güçlendirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.[5] Öte yandan 1992 yılından bu yana Türkiye tarafından Togolu üniversite öğrencilerine burs verilmektedir. Son olarak, Togo Dışişleri Bakanı Dussey, Türkiye’nin girişimleri sonucunda Togo’da terör örgütü FETÖ’ye ait bir okulun kapatıldığını bilgisini vermiş[6] ve bu adımıyla Togo, Türkiye’nin güvenlik endişeleri konusunda önemli bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Sonuç olarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin son derece ivme kazandığı bir süreçten geçmekteyiz. İlişkileri geliştirmeye dönük karşılıklı niyetler açık bir şekilde görülmektedir. Özellikle karşılıklı olarak dışişleri bakanlığı seviyesinde ilk kez resmi ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve diplomatik temsilcilikleri açılması ve açılma hedefinin beyan edilmiş olması ikili ilişkileri parlak bir geleceğin beklediğinin kanıtıdır. Türk dış politikasının dayandığı “kazan-kazan” ilkesinin Afrika ülkelerinin dikkatlerini Türkiye’ye çevirmesini sağlayan önemli bir unsur olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Öte yandan, bu süreçte Türkiye-Togo Parlamentolar Arası Dostluk Grubu, daha aktif hale gelmelidir. Grup üyeleri en az bir kez Türkiye’de bir kez de Togo’da bir araya gelerek iki ülkenin birbirini daha yakından tanıması sağlanmalı ve işbirliğini güçlendirecek projelerin üretilmesi teşvik edilmelidir. Son olarak, sadece Togolu öğrencilerin Türkiye’de eğitim alması için imkanlar yaratılmamalıdır. Bunun yanında Türk öğrenciler, ilişkilere katkı sağlayacak belirli alanlarda Togo’da lisans ve lisansüstü seviyelerde eğitim almaları için teşvik edilmeli ve bu öğrencilere burs desteği sağlanmalıdır. Togo’da eğitim alan Türk öğrenciler, bir nevi kültür elçileri olmalı ve büyükelçilikle dayanışma içinde ülkenin tanıtımını sağlayacak çalışmalar yürütmelidir.


[1] “Bakan Çavuşoğlu: Togo’ya büyükelçilik açma kararı aldık”, TRT Haber, 20.07.2020. https://www.trthaber.com/haber/gundem/bakan-cavusoglu-togoya-buyukelcilik-acma-karari-aldik-503190.html (Erişim Tarihi: 03.06.2021).

[2] “Türkiye’nin girişimleri sonucu Togo’da FETÖ’ye ait okul kapatıldı”, Anadolu Ajansı, 02.06.2021. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/turkiyenin-girisimleri-sonucu-togoda-fetoye-ait-okul-kapatildi/2261437 (Erişim Tarihi: 03.06.2021).

[3] Berna Akyıldız, “Togo’nun Kapıları Türkiye’ye Açık”, Business Diplomacy,  https://businessdiplomacy.net/tr/togonun-kapilari-tu%CC%88rkiyeye-ac%CC%A7ik/ (Erişim Tarihi: 03.06.2021).

[4] “Türkiye’nin girişimleri…”, Anadolu Ajansı, 02.06.2021.

[5] “Bakan Çavuşoğlu: Togo’ya…”, TRT Haber, 20.07.2020.

[6] “Türkiye’nin girişimleri…”, Anadolu Ajansı, 02.06.2021.

Total
193
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Kadın Yaşarsa, Yaşatır

Next Article

Afganistan’dan Türkiye’ye Yaşanan Göç Ne Anlama Geliyor?

Size daha iyi bir deneyim sunmak için websitemizde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Gizlilik Poltikası sayfamızı ziyaret edin.